foca

Geçmişten bu yana çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan ve bir dönemin usta denizcilerinin yetiştiği yer burası. İzmir’in hemen yanı başında, İzmir Körfezi’nin girişinde… Eski adı Phokaia olan Foça, adını burada yaşayan Akdeniz foklarından alıyor. Bugün hala Türkiye’nin bazı yerlerinde Akdeniz fokuna “Foça” deniyor.

Çocuklarıyla coğrafya ve tarih derslerinin üzerinden geçmek isteyen anne babalar için harika bir derslik Foça. Daha ilçeye varmadan ders başlıyor. Coğrafya kitaplarından okuduğumuz “Ege’de dağlar denize dik uzanır” bilgisini; garigli, makili yer yer kızılçamlı göreceğiniz Foça Tepeleri adeta Foça’nın yareni. Foça’da İyonya, Pers, Bizans, Cenevizliler, Saruhanlılar Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu ve ardından Cumhuriyet’in ilk yıllarının izlerini görebilirsiniz. Rumların da bir dönem yaşadığı İzmir’in bu küçük ilçesi adeta kültürler karması.

Foça aynı zamanda insanın doğadan nasıl beslendiğinin ve doğayla arasındaki işbirliğinin de örneklerinden… Foça tepelerinin ardındaki Gediz Deltası, Türkiye’nin tuz ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor. Buradaki Tuzla 1800’lü yıllarda İtalyanlar tarafından kuruldu. Foça, Cumhuriyetin ilk yıllarında Gediz Deltası’ndaki tuzlada hasat edilen tuzun işlenip gemilerle yurt içine ve dışına dağıtıldığı bir merkez. Çevre köylere tuzun ulaştırılması ise o zamanlar yol ve yeterince araç olmadığı için develerle yapılıyordu. Toplanan zeytinlerin yağhaneye ulaştırılmasında da yine develerin önemi büyüktü.

Bir dönemin usta denizcilerinin yaşadığı ilçede bugün bu mirası kıyı balıkçıları yaşatıyor. Geleneksel avlanma yöntemleri kullanan kıyı balıkçıları, Foça’da devamlı taze balık bulunmasının ve sırf balık yemek için yapılan günübirlik ziyaretlerin en temel nedeni.

Bugün Foça’da mübadele ile Limni, Kavala, Girit, Midilli’den gelenler ve yerli Foçalılar yaşıyor.

Foça’nın Doğası

Türkiye’deki 15 Özel Çevre Koruma Bölgesi’nden biri olan Foça, bu ünvanı antik tiyatro, Pers Mezar Anıtı, Athena Tapınağı, Tarihi Kent Surları, deniz çayırları ve Akdeniz fokları sayesinde alıyor. Tüm dünyada 600 kadar bireyi yaşayan Akdeniz foku (Monachus monachus), Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından yayımlanan Kırmızı Listede de soyu kritik derecede tehdit altında olan tür olarak sınıflandırılıyor. Foça’da 1991 yılında başlayan izleme ve koruma çalışmaları hala devam ediyor.

Deniz kenarlarında sıkça ölü yapraklarını gördüğümüz ya da yüzerken temas etmekten kaçındığımız deniz çayırları (Posidonia sp.), Foça’da denizin temiz olması konusunda önemli bir rol üstleniyor. Ormanlardan beş kat daha fazla oksijen üreten bu endemik tür, kıyı erozyonunu engellediği gibi pek çok denizel türe üreme ve beslenme alanı oluşturuyor. Kıyılardaki yapılaşma tıpkı Akdeniz foku gibi bu türü de tehdit ediyor.

Foça kıyıları, yunusların günlük göç hareketleri için önemli olan İzmir Körfezi’nin girişinde bulunuyor. Foça surları ve deniz arasında uzanan uzun ince yol, yürüyüş yaparken yunusları görebileceğiniz büyülü bir yol.

Foça surları ve deniz arasında uzanan uzun ince yol, yürüyüş yaparken yunusları görebileceğiniz büyülü bir yol.

Foça’nın tarihi ve doğası hakkında detaylı bilgi için tıklayın…